İçeriğe geç
Tüm yazılara dön

USMCA De Minimis Kuralı: Yüzde 10 Ne Anlama Geliyor?

ma
Muzaffer Akın

Gümrük ve Uyum Uzmanı

3 Ağustos 20269 dk okuma
İçindekiler

Tarife sınıflandırması değişikliği kuralını sağlamayan menşesiz girdilerin değeri, ürünün değerinin yüzde 10'unu aşmıyorsa mal yine menşeli sayılabiliyor. Taban 2 seçenekten biri: uluslararası taşıma maliyetleri çıkarılmış işlem değeri veya ürünün toplam maliyeti. Ek 4-A bazı ürünleri bu kuralın dışında tutuyor.

Kural Neyi Çözüyor

Menşe kurallarının en yaygın biçimi tarife sınıflandırması değişikliği istiyor. Yani girdinin tarife pozisyonu ile nihai ürünün pozisyonu belirli bir düzeyde farklı olacak.

Yüzde 10'un tanımı Bölüm 4'te ve neyin yüzdesi olduğu cümlenin içinde:

Except as provided in Annex 4-A (Exceptions to Article 4.12 (De Minimis)), each Party shall provide that a good is an originating good if the value of all non-originating materials used in the production of the good that do not undergo an applicable change in tariff classification set out in Annex 4-B (Product-Specific Rules of Origin) is not more than 10 percent: (a) of the transaction value of the good adjusted to exclude any costs incurred in the international shipment of the good; or (b) of the total cost of the good.

USMCA Bölüm 4, Madde 4.12 fıkra 1

Bu kural üretimde çoğu zaman sağlanıyor, ama küçük bir girdi bazen sağlamıyor. Bir vida, bir etiket, küçük bir kimyasal bileşen. Değeri düşük, ama tarife değişikliğini üretmiyor.

Katı okunduğunda bu tek girdi bütün ürünü menşesiz yapardı. 4.12. madde tam da bunu engelliyor.

Metin şöyle kuruyor: uygulanabilir tarife sınıflandırması değişikliğini sağlamayan menşesiz malzemelerin değeri yüzde 10'u aşmıyorsa, mal menşeli sayılıyor.

Buradaki hesap bütün menşesiz girdiler üzerinden değil, yalnızca kuralı sağlamayanlar üzerinden yapılıyor. Kuralı zaten sağlayan menşesiz girdiler bu hesaba girmiyor. Bu ayrım, hesabı yapan çoğu kişinin ilk seferde kaçırdığı nokta.

Kuralın adı da bu mantığı taşıyor. De minimis, önemsiz derecede küçük olan anlamına geliyor ve düzenlemenin amacı ihmal edilebilir bir girdinin bütün menşe yapısını bozmasını engellemek. Ama önemsizliğin sınırı serbest bırakılmamış, sayıyla çizilmiş.

Yüzde 10 Neyin Yüzde 10'u

Metin tabanı serbest bırakmıyor, iki seçenek veriyor ve ikisi de tanımlı.

Birinci seçenek, malın işlem değeri. Ancak bu değerden malın uluslararası taşınmasına ilişkin maliyetler çıkarılıyor. Yani navlun dahil bir tutar üzerinden hesap yapmak metne aykırı.

İkinci seçenek, malın toplam maliyeti. Bu seçenek üreticinin maliyet muhasebesine dayanıyor.

İki taban aynı ürün için farklı sonuç verebiliyor ve hangisinin kullanıldığı hesabın parçası. Bir sevkiyatta işlem değeri, diğerinde toplam maliyet kullanmak tutarsızlık üretiyor.

Pratik sonuç şu: taban seçimini ürün bazında bir kez yapın ve kaydedin. Hangi tabanın kullanıldığı ürün kaydında yazılı durmalı, çünkü sorgulama geldiğinde hesabın tekrarlanabilir olması gerekiyor.

Hesabı tekrarlanamayan bir de minimis iddiası, savunulamayan bir iddia.

Oranın ve tabanın aslı şöyle geçiyor: menşesiz malzemelerin değeri “is not more than 10 percent” olacak ve bu oran ya “of the transaction value of the good adjusted to exclude any costs incurred in the international shipment of the good” ya da malın toplam maliyeti üzerinden hesaplanacak. İkinci alıntıdaki adjusted to exclude ifadesi, navlunun neden tabandan çıkarıldığını tek başına açıklıyor.

USMCA De Minimis Kuralı: Yüzde 10 Ne Anlama Geliyor?Küçük bir menşesiz girdi bütün ürünü menşesiz yapmıyor. Anlaşma yüzde 10'luk bir pay tanıyor, ama bu payın tabanı ve istisnaları var.

Bölgesel Katma Değerle İlişkisi

Bazı ürünlerin kuralı yalnızca tarife değişikliği istemiyor, ayrıca belirli bir bölgesel katma değer oranı da arıyor. İki şartlı bu durumda 4.12. maddenin ikinci paragrafı devreye giriyor.

Paragraf şunu söylüyor: de minimis kapsamında geçilen menşesiz malzemelerin değeri, bölgesel katma değer hesabındaki menşesiz malzeme değerine dahil ediliyor.

Bunun anlamı şu: de minimis o girdiyi tarife değişikliği şartından muaf tutuyor, ama katma değer hesabından görünmez yapmıyor.

Bu iki katmanlı yapı sık karışıyor. Bir girdi de minimis sayesinde tarife şartını geçebiliyor ama aynı girdi katma değer oranını aşağı çekiyor ve ürün ikinci şartta kalabiliyor.

Bu yüzden iki şartlı ürünlerde hesabı iki ayrı adımda yapmak gerekiyor. Önce tarife değişikliği, sonra katma değer. Tek adımda yapılan hesap, ikinci şartı gözden kaçırıyor.

İki katmanlı ürünlerde işleyen bir sıra var. Önce girdileri tarife değişikliğini sağlayan ve sağlamayan diye ikiye ayırın. Sonra sağlamayanların oranını hesaplayın. Oran eşiğin altındaysa tarife şartı geçiliyor. Ardından aynı girdileri katma değer hesabına koyup ikinci şartı ayrıca kontrol edin. Sıra bozulduğunda ikinci şart görünmez oluyor.

Hangi Ürünler Kuralın Dışında

Ek 4-A, de minimis kuralının uygulanmayacağı durumları sayıyor ve liste ürün grubu bazında ilerliyor.

Listenin başında süt ürünleri geliyor. Belirli tarife pozisyonlarındaki menşesiz süt malzemeleri ve belirli oranın üzerinde süt katısı içeren bazı hazırlıklar, o pozisyonlardaki ürünlerin üretiminde kullanıldığında de minimis kapsamına girmiyor.

Bu istisnaların varlığı şunu gösteriyor: de minimis genel bir kolaylık değil, istisnası olan bir kural.

Pratik sonucu net. Ürününüz gıda, tarım veya hassas kabul edilen bir grupta ise, de minimis hesabına girmeden önce Ek 4-A'ya bakmak gerekiyor. Hesabı yapıp sonuca güvendikten sonra istisna listesinde çıkmak, en pahalı sıralamalardan biri.

İstisna listesi ürün grubuna göre değiştiği için burada tekil bir liste verilmiyor. Bakılacak yer anlaşmanın Ek 4-A metni ve kontrol ürün bazında yapılıyor.

Hesabı Kim Yapıyor Ve Belgesi Ne

De minimis hesabı üreticinin verisine dayanıyor, çünkü girdi listesi ve değerleri orada duruyor.

Bu, beyanı düzenleyen tarafla hesabı yapabilen tarafın farklı olabileceği anlamına geliyor. İhracatçı beyanı düzenliyorsa, hesabın dayanağını üreticiden almış olması gerekiyor.

Belge tarafında saklanması gereken şey hesabın kendisi. Girdi listesi, her girdinin tarife pozisyonu, hangi girdilerin tarife değişikliğini sağlamadığı, o girdilerin değeri, kullanılan taban ve çıkan oran.

Bu altı kalem bir tabloya sığıyor ve bir kez hazırlandığında ürün ömrü boyunca kullanılıyor.

Hesabın yenilenmesi gereken tek durum girdi değişikliği. Tedarikçi değiştiğinde veya bir girdinin kaynağı değiştiğinde oran da değişiyor. Bu yüzden tedarikçi değişikliği bildiriminin menşe dosyasına düşmesi gerekiyor.

Bildirim akışı yoksa, hesap sessizce eskiyor ve kimse fark etmiyor.

Yüzde 10'a Yakın Ürünlerde Ne Yapmalı

Oran yüzde 3 çıkıyorsa rahat bir alan var. Yüzde 9 çıkıyorsa durum farklı ve ayrı bir yönetim gerektiriyor.

Birinci risk kur. Girdi maliyeti ve ürün değeri farklı para birimlerindeyse, oran kur hareketiyle değişebiliyor. Sabit görünen bir oran aslında sabit değil.

İkinci risk fiyat. Ürünün satış fiyatı düştüğünde, aynı girdi daha büyük bir pay tutuyor ve oran yükseliyor. İşlem değeri tabanı kullanılıyorsa bu etki doğrudan görünüyor.

Üçüncü risk girdi değişikliği. Küçük bir tedarikçi değişikliği oranı eşiğin üstüne taşıyabiliyor.

Eşiğe yakın ürünlerde işleyen yaklaşım şu: oranı çeyrekte bir yeniden hesaplayın ve bir uyarı seviyesi belirleyin. Yüzde 8'i geçtiğinde ürün gözden geçirme listesine girsin.

Bu tek alışkanlık, eşiği farkında olmadan aşan bir ürünle sorgulamada karşılaşmayı önlüyor.

Eşiğe yakın ürünlerde bir başka seçenek de girdiyi değiştirmek. Kuralı sağlamayan girdinin bölge içinden temin edilebilir bir alternatifi varsa, oran sorunu tamamen ortadan kalkıyor. Bu, hesabı her çeyrek yeniden yapmaktan daha kalıcı bir çözüm ve tedarik ekibiyle birlikte değerlendirilmeyi hak ediyor.

De Minimis Bir Muafiyet Değil

Kural sık sık bir vergi muafiyeti gibi anlaşılıyor. Öyle değil ve bu ayrım önemli.

De minimis, menşenin belirlenmesinde kullanılan bir hesap kuralı. Sonucu yalnızca şu: mal menşeli sayılır mı sayılmaz mı.

Mal menşeli sayıldığında tercihli tarifeden yararlanıyor. Ama bu, sevkiyatın diğer yükümlülüklerini ortadan kaldırmıyor. Beyan yine yapılıyor, harçlar yine ödeniyor, belgeler yine isteniyor.

İkinci sık karışan nokta, de minimis ile düşük değerli gönderi eşiklerinin karıştırılması. İkisi tamamen ayrı konular. Biri menşe hesabıyla, diğeri sevkiyatın değeriyle ilgili.

Üçüncüsü, de minimis oranının her ürün için geçerli olduğunun sanılması. Ek 4-A istisnaları var ve istisna kapsamındaki üründe oran hiç işlemiyor.

Üç ayrımın üçü de tek cümleyle özetlenebiliyor: de minimis menşe sorusunu cevaplıyor, başka hiçbir soruyu cevaplamıyor.

Kayda Neyi Yazmalı

De minimis hesabı yapıldıktan sonra kayda geçmezse, aynı hesap her sorgulamada baştan yapılmak zorunda kalıyor.

Ürün kaydına yazılması gereken beş alan var. Hesabın tarihi, kullanılan taban, kuralı sağlamayan girdilerin listesi, çıkan oran, ve hesabın dayandığı girdi fiyatlarının kaynağı.

Beş alan da kısa. Ama beşi birlikte, hesabı yıllar sonra tekrarlanabilir hale getiriyor.

İkinci fayda devir teslimde ortaya çıkıyor. Hesabı yapan kişi ayrıldığında, kayıt olmadan hesap da gidiyor.

Üçüncü fayda denetimde. Sorgulama geldiğinde istenen şey sonuç değil hesap. Sonucu söylemek kolay, hesabı göstermek ancak kayıt varsa mümkün.

Bu beş alanı ürün kaydına zorunlu hale getirmek yazılım tarafında küçük bir değişiklik ve uyum tarafında büyük bir fark.

Kaydın nerede tutulacağı da önemli. Kişisel bir tabloda duran hesap, o kişi izinliyken erişilemez oluyor ve sorgulamanın süresi buna bağlı uzuyor. Ürün kaydının kendi alanında tutulan hesap ise kişiden bağımsız erişilebilir kalıyor.

Sık Yapılan Üç Hata

Üçü de hesabın kapsamını yanlış kurmaktan çıkıyor.

Birincisi bütün menşesiz girdileri hesaba katmak. Metin yalnızca uygulanabilir tarife değişikliğini sağlamayan girdileri istiyor. Hepsini toplamak oranı gereksiz yükseltiyor ve menşeli bir ürünü menşesiz gösteriyor.

İkincisi tabanı navlun dahil almak. Metin işlem değerinden uluslararası taşıma maliyetlerinin çıkarılmasını istiyor. Navlun dahil hesap, oranı olduğundan düşük gösteriyor.

Üçüncüsü iki şartlı üründe tek adımda hesap yapmak. De minimis tarife şartını geçiriyor ama aynı girdi bölgesel katma değer hesabına dahil ediliyor. Tek adımda yapılan hesap ikinci şartı atlıyor.

Üçünün de panzehri hesabı yazılı bir şablona bağlamak. Şablon kapsamı ve tabanı sabitlediğinde, hesabı yapan kişi değişse de sonuç değişmiyor.

Dördüncü bir hata da hesabı bir kez yapıp sonsuza kadar geçerli saymak. Oran girdi fiyatlarına ve ürün değerine bağlı, ikisi de zamanla değişiyor. Hesabın tarihi kayda geçmezse, yıllar önce yapılmış bir hesabın bugün hâlâ doğru olup olmadığı bilinemiyor ve sorgulamada bu belirsizlik sizin aleyhinize işliyor.

Hesaba Ne Giriyor Ne Girmiyor

KalemDe minimis hesabına giriyor muNeden
Tarife değişikliğini sağlayan menşesiz girdiGirmiyorKuralı zaten sağlıyor
Tarife değişikliğini sağlamayan menşesiz girdiGiriyorKuralın konusu bu
Menşeli girdiGirmiyorZaten bölge içi
Uluslararası navlunTabandan çıkarılıyorMadde 4.12 bent a
Ek 4-A kapsamındaki ürünKural hiç işlemiyorİstisna listesinde

Terimler

  • De minimis: Tarife sınıflandırması değişikliği kuralını sağlamayan menşesiz girdiler için tanınan pay. Anlaşmada yüzde 10 olarak belirlenmiş.
  • Bölgesel katma değer: Ürünün belirli bir oranının bölge içinde katılmış değer olmasını arayan menşe şartı. Bazı ürünlerde tarife değişikliğiyle birlikte isteniyor.

Sık Sorulanlar

De minimis oranı kaç?

Yüzde 10. Ancak bu oran bütün menşesiz girdilere değil, yalnızca uygulanabilir tarife sınıflandırması değişikliğini sağlamayan girdilere uygulanıyor. Kuralı zaten sağlayan girdiler hesaba girmiyor.

Yüzde 10 neyin üzerinden hesaplanıyor?

İki seçenek var. Malın uluslararası taşıma maliyetleri çıkarılmış işlem değeri, veya malın toplam maliyeti. Hangisinin kullanıldığı kayda geçmeli, çünkü sorgulamada hesabın tekrarlanabilir olması gerekiyor.

Edemezsiniz. Madde 4.12 işlem değerinden malın uluslararası taşınmasına ilişkin maliyetlerin çıkarılmasını istiyor. Navlun dahil hesap, oranı olduğundan düşük gösteriyor.

De minimis her ürün için geçerli mi?

Değil. Ek 4-A kuralın uygulanmayacağı ürünleri sayıyor ve listenin başında süt ürünleri geliyor. Gıda ve tarım gruplarında hesaba girmeden önce istisna listesine bakmak gerekiyor.

Ürünüm hem tarife hem katma değer şartına tabi, ne değişiyor?

De minimis o girdiyi tarife şartından geçiriyor, ama aynı girdinin değeri bölgesel katma değer hesabındaki menşesiz malzeme değerine dahil ediliyor. Hesabı iki ayrı adımda yapmak gerekiyor.

Oran yüzde 9 çıkıyorsa ne yapmalıyım?

Eşiğe yakın ürünlerde oran kur hareketi, fiyat değişikliği ve tedarikçi değişikliğiyle eşiği aşabiliyor. Oranı çeyrekte bir yeniden hesaplayıp yüzde 8 gibi bir uyarı seviyesi belirlemek işe yarıyor.

İlgili Yazılar

Kaynaklar

Ürününüzün de minimis oranı eşiğe yakınsa yazın, girdi listesi üzerinden hesabı birlikte kurup çeyreklik gözden geçirme düzenini oturtalım.

ma

Muzaffer Akın

Gümrük ve Uyum Uzmanı

ABD ve Meksika gümrük ve uyum süreçlerinde Türk satıcılara Türkçe destek verir.

Profili görüntüle
de minimis madde 4.12menşesiz girdi oranıtarife değişikliği kuralıbölgesel katma değer

Bu yazıyı paylaşın

Bülten

Sınır ötesi ipuçları, doğrudan gelen kutunuza

ABD Meksika arasında gümrük, Amazon FBA, dropshipping ve nearshoring üzerine pratik rehberler. Spam yok, istediğiniz zaman çıkabilirsiniz.

Abone olarak BringGo Ship'ten zaman zaman e-posta almayı kabul edersiniz. İstediğiniz an çıkabilirsiniz.

Sınırları aşmaya hazır mısınız?

BringGo Ship ile ABD ile Meksika arasında gönderinizi bugün taşımaya başlayın.

Ücretsiz Kayıt Olun