İçeriğe geç
Tüm yazılara dön

Türk Malı ABD Deposundan Meksika'ya Giderse USMCA Geçerli Mi?

ma
Muzaffer Akın

Gümrük ve Uyum Uzmanı

3 Ağustos 202610 dk okuma
İçindekiler

Hayır. Ürünün ABD deposundan çıkması ona ABD menşei kazandırmıyor. Anlaşmanın 4.18. maddesi menşeli bir malın statüsünü koruma kuralı, statü verme kuralı değil. Menşe 4.2. maddedeki 4 ölçütten birine göre belirleniyor ve depolama, etiketleme, paletleme bu ölçütlerin hiçbirini karşılamıyor.

Anlaşma Metni Ne Diyor

Sorunun cevabı yorum gerektirmiyor, madde metninde yazıyor. 4.18. madde şu cümleyle başlıyor: menşeli bir mal, üçüncü bir ülke topraklarından geçmeden ithalatçı tarafa taşındığında menşe statüsünü korur.

Anlaşma depoda yapılan işlemleri açıkça sayıyor ve bunlar üretim sayılmıyor:

if the claim for preferential tariff treatment is based on a certification of origin completed by a producer that is not the exporter of the good, demonstrate, on the request of the importing Party, that the good certified as originating did not undergo further production or any other operation other than unloading, reloading, or any other operation necessary to preserve it in good condition or to transport the good into the territory of the importing Party.

USMCA Bölüm 5, Madde 5.4 fıkra 1(e)

Buradaki anahtar kelime korur. Madde, halihazırda menşeli olan bir malın taşıma sırasında statüsünü kaybetmemesini düzenliyor. Menşesi olmayan bir mala menşe vermiyor.

Menşenin nasıl kazanıldığı 4.2. maddede yazıyor ve orada 4 ölçüt sayılıyor. Mal ya taraf ülkelerden birinde tamamen elde edilmiş olacak, ya menşesiz girdilerle üretilip ürüne özel kuralı sağlayacak, ya yalnızca menşeli girdilerden üretilecek, ya da parça kuralına girecek.

Dördünün ortak noktası üretim. Hiçbiri deponun nerede olduğuyla ilgili değil. Bu yüzden Türkiye'de üretilmiş bir ürün, Teksas'taki bir depoda 6 ay beklese de menşesi Türkiye kalıyor.

Bu ayrım pratikte şu soruyla karışıyor: mal nereden geliyor. Sevkiyatın çıkış noktası ile malın menşei iki ayrı bilgi ve gümrük beyanında iki ayrı alan. Çıkış noktası Laredo olabilir, menşe Türkiye kalır.

Bu ayrımın maliyet tablosuna yansıması da net. Menşe, ürünün birim maliyetine giren bir kalem değil, o kalemin oranını belirleyen bir koşul. Aynı ürünü aynı depodan aynı alıcıya gönderirken, menşe farkı yüzünden iki farklı vergi satırı çıkabiliyor. Bu yüzden ürün maliyet kartında menşe, fiyattan önce gelen bir alan olmalı.

Maddenin İngilizce aslı şöyle: “an originating good retains its originating status if the good has been transported to the importing Party without passing through the territory of a non-Party”. Cümlenin fiili retains, yani korur. 4.19. madde de aynı yönde: “a good shall not be considered to be an originating good merely by reason of” diyerek belirli işlemlerin tek başına menşe üretmediğini yazıyor. İki cümle birlikte okunduğunda depolamanın neden menşe kazandırmadığı tartışmasız hale geliyor.

Depoda Yapılabilecek İşlemler Listesi Kapalı

4.18. madde ikinci paragrafında, mal taraf ülkeler dışına çıktığında statüsünü korumak için hangi işlemlere izin verildiğini tek tek sayıyor. Liste şu: boşaltma, yeniden yükleme, dökme yükten ayırma, depolama, ithalatçı ülkenin gerektirdiği etiketleme veya işaretleme, ve malı iyi durumda tutmaya veya taşımaya yarayan işlemler.

Bu liste iki şeyi aynı anda söylüyor. Birincisi, bu işlemler menşeli bir malın statüsünü bozmuyor. İkincisi ve daha önemlisi, bu işlemler menşe üretmiyor.

Ayrım şurada netleşiyor. ABD menşeli bir ürünü Meksika'ya gönderirken Laredo deposunda etiketlerseniz, ürün ABD menşeli kalır ve tercihli tarifeden yararlanır. Türkiye menşeli bir ürünü aynı depoda aynı şekilde etiketlerseniz, ürün Türkiye menşeli kalır ve tercihli tarifeden yararlanmaz.

İşlem aynı, sonuç farklı, çünkü belirleyici olan işlem değil malın geldiği yer.

4.19. madde bu tabloyu tamamlıyor ve bir malın yalnızca belirli işlemler nedeniyle menşeli sayılamayacağını söylüyor. Madde ayrıca kuralı dolanma amacı taşıyan üretim veya fiyatlandırma uygulamalarını açıkça dışarıda bırakıyor.

Türk Malı ABD Deposundan Meksika'ya Giderse USMCA Geçerli Mi?Ürün ABD deposundan çıkıyor diye ABD menşeli sayılmıyor. Anlaşmanın 4.18. maddesi menşei kazandırmıyor, zaten var olanı koruyor.

Peki Ne Zaman Menşe Kazanılıyor

Menşe kazanmanın yolu depolama değil dönüşüm. 4.2. maddenin ikinci bendi, menşesiz girdilerle üretilmiş bir malın, ürüne özel kuralı sağlaması halinde menşeli sayılacağını söylüyor.

Ürüne özel kural genelde iki şeyden birini istiyor. Ya girdi ile nihai ürün arasında belirli bir tarife sınıflandırması değişikliği olacak, ya da ürünün belirli bir oranı bölge içinde katılmış değer olacak.

Bunun anlamı şu: ABD'de yapılan işlem gerçek bir üretim ise ve ürünün tarife sınıflandırmasını gerekli düzeyde değiştiriyorsa, mal menşe kazanabiliyor. Ambalajlama, etiketleme ve yeniden paketleme bu değişikliği üretmiyor.

Burada dikkat edilecek bir nokta var. Ürüne özel kural, ürün grubuna göre değişiyor ve tek bir genel cevap yok. Kendi ürününüz için bakılacak yer anlaşmanın Ek 4-B'si ve orada tarife pozisyonu bazında kural yazıyor.

Operasyonel sonuç açık. ABD'de depo açmak lojistik bir karar ve süreyi kısaltıyor, ama vergi kararı değil. İkisini ayrı hesaplamak gerekiyor.

Beyanda Hangi Alan Hangi Bilgiyi Taşıyor

Bu konudaki karışıklığın büyük kısmı, iki farklı alanın aynı sanılmasından çıkıyor.

Sevkiyatın çıkış noktası, malın fiziksel olarak nereden yola çıktığını gösteriyor. Deponuz Laredo'daysa bu alan Laredo'yu gösterir.

Menşe ülke ise malın nerede üretildiğini gösteriyor ve üretim yerine bağlı. Bu iki alan aynı sevkiyatta rahatlıkla farklı olabiliyor ve farklı olması bir hata değil.

Üçüncü bir alan daha var: tercihli tarife talebi. Bu alan yalnızca mal gerçekten menşeli ise doldurulabiliyor ve doldurulduğunda arkasında bir menşe beyanı bulunması gerekiyor.

Üç alanın üçü de doğru doldurulduğunda tutarsızlık çıkmıyor. Çıkış noktasına bakıp tercihli tarife talebi işaretlendiğinde ise beyan kendi içinde çelişiyor ve bu çelişki kontrolde görünüyor.

Bu yüzden sevkiyat şablonunuzda menşe alanının ürün kaydından gelmesi, elle yazılmaması gerekiyor. Elle yazılan menşe, en sık karşılaşılan tutarsızlık kaynağı.

Bu üç alanı ayrı tutmanın ikinci faydası raporlamada görünüyor. Menşe alanı ürün kaydından geldiğinde, hangi cironun tercihli tarifeden yararlandığı sorgulanabilir hale geliyor. Elle yazıldığında aynı soru ancak sevkiyat sevkiyat elle bakılarak cevaplanıyor ve pratikte hiç sorulmuyor.

Karışık Menşeli Sevkiyatta Ne Oluyor

Tek bir sevkiyatta hem ABD menşeli hem Türkiye menşeli ürünler bulunabiliyor ve bu tamamen normal.

Bu durumda tercihli tarife talebi sevkiyatın tamamı için değil, kalem bazında yapılıyor. ABD menşeli kalemler tercihli tarifeden yararlanıyor, diğerleri normal oranla vergilendiriliyor.

Bunun operasyona iki yansıması var. Birincisi, kalem bazlı doğru menşe verisi zorunlu hale geliyor. Sevkiyat toplamında tek bir menşe yazmak, karışık sevkiyatta yanlış sonuç üretiyor.

İkincisi, maliyet hesabı kalem bazında yapılmalı. Sevkiyat başına ortalama vergi oranı hesaplamak, karışımın oranı değiştikçe yanıltıcı hale geliyor.

Pratik bir kural şöyle işliyor: menşe alanı ürün kaydında tutulacak, sevkiyat hazırlanırken oradan çekilecek ve tercihli tarife talebi yalnızca menşeli kalemlerde işaretlenecek. Bu üç adım yazılım tarafında bir kez kurulduğunda, karışım oranı değişse de beyan doğru kalıyor.

Yanlış Talep Etmenin Bedeli

Menşeli olmayan bir mal için tercihli tarife talep etmek, eksik ödenen vergiden ibaret bir mesele değil.

İlk kalem verginin kendisi. Talep reddedildiğinde normal oran uygulanıyor ve aradaki fark ödeniyor.

İkinci kalem zaman. Sorgulama süreci sevkiyatı bekletiyor ve teslim tarihini kaydırıyor.

Üçüncü kalem tekrar riski. Aynı ürün için aynı hatalı talep her sevkiyatta tekrarlıyorsa, tekil bir hata olmaktan çıkıp desene dönüşüyor.

Dördüncü kalem kayıt yükü. Talebi destekleyen belgeleri sunmanız isteniyor ve elinizde olmayan bir belgeyi sonradan üretmek mümkün değil.

Bu dört kalem birlikte düşünüldüğünde, emin olmadığınız bir kalemde tercihli tarife talep etmemek çoğu zaman daha ucuz. Talep etmemek bir hak kaybı değil, sonradan telafi edilebilir bir tercih.

Emin Değilseniz Ne Yapmalı

Menşe sorusu ürün bazında cevaplanan bir soru ve tahminle ilerlemek pahalıya patlıyor. İşleyen bir sıra var.

Önce ürünün tarife pozisyonunu netleştirin. Ürüne özel kural bu pozisyona bağlı, dolayısıyla pozisyon belirsizken menşe sorusu da cevaplanamıyor.

Sonra Ek 4-B'de o pozisyonun kuralına bakın. Kural ya tarife değişikliği istiyor ya bölgesel katma değer istiyor ya da ikisini birden.

Üçüncü adımda kendi üretim akışınızı bu kurala göre değerlendirin. Girdiler nereden geliyor, ABD'de ne yapılıyor, işlem tarife pozisyonunu değiştiriyor mu.

Cevap hâlâ belirsizse anlaşma bunun için bir yol tanımlıyor. 5.14. madde, gümrük idaresinden menşe konusunda yazılı peşin görüş istenebileceğini düzenliyor. Yazılı görüş, sonraki sevkiyatlarda dayanak oluyor ve tartışmayı kapatıyor.

Bu yol yavaş görünse de, aynı ürünü yıllarca gönderecekseniz bir kez alınan görüş her sevkiyatta yeniden düşünmekten hızlı.

Peşin görüş istemenin bir yan faydası daha var. Başvuru hazırlanırken ürünün girdileri, üretim adımları ve tarife pozisyonu yazılı hale getiriliyor. Bu dosya, görüş gelmese bile elinizde kalıyor ve sonraki her menşe sorusunda başlangıç noktası oluyor.

Depo Kararı İle Vergi Kararını Ayırmak

ABD'de depo açmanın gerçek getirisi vergi tarafında değil, süre ve esneklik tarafında.

Süre tarafı ölçülebilir. Mal zaten sınıra yakın duruyorsa, sipariş geldiğinde okyanus geçişi beklenmiyor ve teslim süresi haftalardan günlere iniyor.

Esneklik tarafı da somut. Aynı stok hem ABD siparişine hem Meksika siparişine çıkabiliyor, dolayısıyla talep tahmini yanlış çıktığında stok sıkışmıyor.

İade tarafı üçüncü kalem. Meksikalı alıcının iade ettiği ürün, okyanus ötesine değil sınırın kuzeyine dönüyor ve yeniden satışa alınabiliyor.

Bu üç kalem depo kararını haklı çıkarabiliyor. Ama hiçbiri gümrük vergisiyle ilgili değil. Vergi kararı menşeye bağlı, menşe üretime bağlı, üretim de deponun bulunduğu yere bağlı değil.

İki kararı ayrı hesaplamak, sonradan gelen sürprizi ortadan kaldırıyor.

Sık Yapılan Üç Hata

Üçü de aynı yanlış eşitlemeden çıkıyor: ABD'den çıkmak ABD menşeli olmak sanılıyor.

Birincisi tercihli tarife talebini çıkış noktasına bakarak işaretlemek. Talep menşeye bağlı, çıkışa değil, ve iki alan aynı sevkiyatta farklı olabiliyor.

İkincisi karışık sevkiyatta tek menşe yazmak. Talep kalem bazında yapılıyor ve sevkiyat toplamında tek menşe yazmak menşeli kalemleri de riske atıyor.

Üçüncüsü depoda yapılan işlemi üretim saymak. Etiketleme ve yeniden paketleme 4.18'in izin verdiği işlemler, ama menşe üreten işlemler değil.

Üçünün de panzehri aynı: menşe bilgisini ürün kaydında tutmak ve sevkiyat anında oradan çekmek. Elle yazılan her menşe alanı, bu üç hatadan birine açık kapı bırakıyor.

Aynı Depo, Farklı Menşe, Farklı Sonuç

Ürünün üretildiği yerDepoda yapılan işlemMenşe ne oluyorTercihli tarife
ABDDepolama ve etiketlemeABD menşeli kalıyorYararlanır
TürkiyeDepolama ve etiketlemeTürkiye menşeli kalıyorYararlanmaz
TürkiyeYeniden paketlemeTürkiye menşeli kalıyorYararlanmaz
Türkiye girdi, ABD üretimÜrüne özel kuralı sağlayan üretimMenşe kazanabilirEk 4-B kuralına bağlı
MeksikaDepolamaMeksika menşeli kalıyorYararlanır

Terimler

  • Menşe: Malın hangi ülkede üretildiği. Sevkiyatın çıkış noktasıyla aynı olmak zorunda değil ve gümrük beyanında ayrı bir alan.
  • Tercihli tarife: Anlaşma kapsamındaki menşeli mallara uygulanan indirimli veya sıfır gümrük vergisi. Talep edilmesi ve beyanla desteklenmesi gerekiyor.

Sık Sorulanlar

Ürünüm ABD deposundan çıkıyor, USMCA kapsamında mı?

Deponun yeri belirleyici değil. Anlaşma menşeyi üretim yerine bağlıyor ve 4.18. madde menşeli bir malın statüsünü koruma kuralı. Türkiye'de üretilmiş ürün ABD deposunda beklese de Türkiye menşeli kalıyor.

Depoda etiketleme yaparsam menşe değişir mi?

Değişmiyor. Madde 4.18 depolama ve ithalatçı ülkenin istediği etiketlemeyi izin verilen işlemler arasında sayıyor, ama bunlar menşeli bir malın statüsünü koruyan işlemler, menşe üreten işlemler değil.

Aynı sevkiyatta hem ABD hem Türkiye menşeli ürün varsa ne yapılır?

Tercihli tarife talebi kalem bazında yapılıyor. ABD menşeli kalemler yararlanıyor, diğerleri normal oranla vergilendiriliyor. Sevkiyat toplamında tek menşe yazmak yanlış sonuç üretiyor.

ABD'de yapılan işlem menşe kazandırabilir mi?

Kazandırabiliyor, ama işlemin ürüne özel kuralı sağlaması gerekiyor. Bu kural genelde tarife sınıflandırması değişikliği veya bölgesel katma değer oranı istiyor. Paketleme ve etiketleme bu düzeyde bir değişiklik üretmiyor.

Emin olmadığım bir üründe ne yapmalıyım?

Anlaşmanın 5.14. maddesi gümrük idaresinden menşe konusunda yazılı peşin görüş istenebileceğini düzenliyor. Aynı ürünü düzenli gönderiyorsanız bir kez alınan görüş sonraki sevkiyatlarda dayanak oluyor.

Yanlışlıkla tercihli tarife talep edersem ne olur?

Talep reddedildiğinde aradaki vergi farkı ödeniyor, sevkiyat bekliyor ve talebi destekleyen belgeler isteniyor. Emin olmadığınız kalemde talep etmemek, sonradan düzeltmekten ucuza geliyor.

İlgili Yazılar

Kaynaklar

Menşe karışık bir kataloğunuz varsa yazın, hangi kalemin hangi alanda ne taşıması gerektiğini sevkiyat şablonunuz üzerinden birlikte kuralım.

ma

Muzaffer Akın

Gümrük ve Uyum Uzmanı

ABD ve Meksika gümrük ve uyum süreçlerinde Türk satıcılara Türkçe destek verir.

Profili görüntüle
USMCA tercihli tarifemenşe kuralları madde 4.2transit ve aktarma 4.18Türk menşeli ürün Meksika

Bu yazıyı paylaşın

Bülten

Sınır ötesi ipuçları, doğrudan gelen kutunuza

ABD Meksika arasında gümrük, Amazon FBA, dropshipping ve nearshoring üzerine pratik rehberler. Spam yok, istediğiniz zaman çıkabilirsiniz.

Abone olarak BringGo Ship'ten zaman zaman e-posta almayı kabul edersiniz. İstediğiniz an çıkabilirsiniz.

Sınırları aşmaya hazır mısınız?

BringGo Ship ile ABD ile Meksika arasında gönderinizi bugün taşımaya başlayın.

Ücretsiz Kayıt Olun